Number 9
“değişmeyen tek şey, değişimdir deyişimdir.”
az önce yaptığım bu felsefi düşünce ile başlık atmak istedim yazıma. iyi de oldu yazı yazmadan önce başlık ne olsa diye düşünmedim. elçin gülmüş, eren* öğrenmiş, ben hani bana hani banana demişim. bugün kara kuşak kazanacağım saçmalamaktan. neyse yazıma bir ciddiyet getirmek istiyorum bu 10 dakika içindeki gülüşüm anlık diyebiliriz çünkü canımı sıkan şeylerin ardı arkası kesilmiyor.
neyse bu yazıda okuyan birileri gülümsesin diye güzel şeyler yazacağım. örneğin bugün analitik geometriden yazılı olduk. sonuçta bize bir aile olmamız öğretiliyor sıradaki arkadaşımız kardeşimiz, öğretmenimiz hem bir baba hem bir ana (hermafrodit [affedin sayısallar tmci gazabı ] ) o zaman neden, neden bu yardımseverlik duygusu köreltiliyor ? hani kardeştik hani nerede o günler ? ben “çatır çutur” soru çözerken yanımdaki arkadaşımın bomboş kağıdı vermesinden (ciddiyim) rahatsız oluyorum ondan çok. neyse velhasılıkelam bugün sınavda gerçekten bütün soruları yaptım fakat yanımdaki biricik şiddet eğilimli arkadaşımın kağıdını boş görünce, ben de kendi sorularımı bitirip canım sıkılmaya başlayınca onları yazıp çözeyim bari dedim. fakat meğersem böyle olmuyormuş, kabul görmüyormuş hocamızca. allaha şükür hocamız beni seviyor da, ve inşallah sözlü notumu düşürmez. hatta kesin düşürmez ya.
2 senedir okuduğum ÇAL*’da idare bölümünün önündeki camların boyaması okulun ilk kurulduğu yıldan kalmış olması* beni cidden sıkıyor ya. özellikle sağ kapıdaki at üstünde mızrakla avlanan adam resmi…suicide. geç saatte yazmamanın dezavantajları işte melankolik yazamıyorum. halbuki ne kadar hoş oluyor melankolik yazdığımda. olsun bu yazıda mutlu olun yeter, ” yüzünüzde bir gülümseme oluşsun” yeter.
eren: biricik sıra arkadaşım
ÇAL: çorum anadolu lisesi
kurulduğu yıl: 1984 fakat şimdiki binada 1992’den beri.
şiddet eğilimli arkadaşım: biricik sıra arkadaşım
biricik sıra arkadaşım: eren
yine…
yazamadan edemedim bu akşam da. son yazı deyişimin ilkiymiş demek ki ama bu “ilk yazışım gibi”. bugünlerde neler yaşıyorum ben de anlam veremiyorum ama çok büyük bir sapmanın içindeyim, herhalde sadece bu yazılar sayesinde rahatlıyorum. neyse, hayır odaklanamadım bir kaç gündür derslerime fakat yapabileceğimin farkındayım. çünkü istediğimin farkındayım. sadece basit olarak üniversite değil bir yaşam, “hayatıma anlam katan” bir şey istiyorum.
çok garip bir şekilde konuyu göbeğime getireceğim yatarken aklımdan geçirdiklerim arasında bu da vardı. evet şu an yüzündeki gülümsemeyi görebiliyorum elçin ” yine yaptı ” dercesine ya da ” göbek! ” . ben de gülümsüyorum şu an. çok kararlıyım bu göbeğin yüzde altmışı gidecek, bir sürü neden sayabilirim ama en önemlisi sağlıklı olmak için ve Atatürk’ün dediği gibi “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur “. yüzde altmışı zor olmasından dolayı değil, sevdiğim kişinin beni bu göbekli halimle görmesi için. evet komik ama gerçek. diğer bir neden ise…aslında burayı yazmıştım da emin olamadım sildim gitti sonra tekrar yazayım dedim böyle de olmaz dedim sonuç olarak burası yok gibi bir şey
[bu geçiş senin için elçin]
insanları anlamakta güçlük çektiğim söylenemez ama bugünlerde daha kendime ne olduğunu anlamazken insanları anlamak için kafa yormayı zor buluyorum bunu da, kendimi anlayamamamı, yorduğum bazı gelişen olaylar var fakat, üstlerine gitmek istemiyorum çünkü ne kadar iki gündür başaramasam da amacımdan sapmak istemiyorum.
bu yazı için görüşürüz.
elçin: çok sevdiğim, sınıf arkadaşım. benim konu geçişlerime çok güldüğünü söylemişti. yazımı da beğenmiş herhalde. buradan ona teşekkür ediyorum “kankasoljıkoftan”
son yazı
yazamıyorum demiştim ama yazıyorum işte… bir duygu hissetmek lazımmış yazmak için. aşk,sevgi,şaşırma,hırs,öfke… bilmiyorum neden böyle oldu ama hissediyorum ve yazıyorum sanki bir daha yazmayacakmış gibi. normalde normal seste açıp müziği o şekilde dinlerken, hiç metallica’nın “sert” bir şarkısını son ses açıp kulak zarınızın patlarcasına dinlediğiniz oldu mu ? yapmayın, sadece hırçınlık hissediyorsunuz. düşündüm acaba izlediğim videodan mı, başımın ağrısından mı, çenemin çıkmış olmasından dolayı stresten mi ? sonra sakinleştim ve başladım. yarın sabah erkenden derse gideceğim fakat uyuyamadım, uyumadım. şimdi de bu yazıyı yazıp müphem konuşmak istedim.
bu sene benim için önemli hiçbir şeyi kafaya takmayacağım diyorum ama olmuyor, rahatlayacağım bundan sonra böyle bir düşünce içine dalıyorum şu an. sadece ders çalışmak seneye iyi ve istediğim bir üniversitede istediğim bir şehirde iyi bir bölümde okumak istiyorum, farkındayım o kadar sıkmıyorum kendimi. inanmak başarmanın yarısı derler, kesinkes inanıyorum fakat yine de diğer yarısını daha rahat yol alabilmek için sıkacağım, boğacağım.
mutluluğun bile tersine düştüğü bu yılda ağacın tepesine ulaşmak için yıldızları hedefleyeceğim*. fazla uzatmak istemiyorum çünkü saat geç oldu yatmalıyım, belki son belki son deyişimin ilki ama bu yazı için şimdilik görüşürüz.
*: ” ağacın tepesine ulaşmak istiyorsan yıldızları hedefle” -konfüçyüs-
dipnot: içime sindiğinden şüphe duyduğum bu yazıyı yayımlıyorum, umarım yarın tekrar göz gezdirdiğimde siner.
sonra…
bundan sonra geceleri çalışacağım ya ben karar verdim. neden biliyor musunuz ? çünkü yorulmuş oluyorum ya hemen uykum geliyor ehh ne yapalım bugünlük de bu kadarmış deyip yatarım ! Kim Milyoner Olmak İster’i evet çok seviyorum çok hoşuma gidiyor ama Kenan Işık vallahi sinir oluyorum senin o sümükle oynarmış gibi el hareketine. Neyse bugünü de böyle bitirdik hadi hayırlısı olsun hakkımızda. Matematik sınavından çok ümitliyim ama din sınavım çok kötü geçti ya… “çelişki” mi ? ÇÜŞ*
*:görüşürüz anlamında
gülümse
Saat 11’den beri yatakta dolandım durdum uyuyamadım, bari bir şeyler yazayım öyle yatayım dedim de üşendim şimdi. Ahh şimdi Domino’s açık olsaydı incecik hamur, sucuk, pepperoni ve yeşil biber ufff canım çekti ya !
…
Hayır anlamıyorum bütün takım süper oynadı herkes bir messi bir ronaldo tek suç Volkan’da di mi ? adamın damarına basarsanız küfür eder tabiki. Maçın tamamını izlemedim ama sırf Fenerbahçeli diye böyle davranmak milli takım bilincine aykırı o zaman bir Fenerbahçeli gol attığında sevinmeyin ?!* Neyse zaten bu sene hiçbir şeyi kafama takmayacağım ve bu sene şunu anladım ki “trigonometri” her şeyin temeli, günlük tekrar yaralıymış, son sınıf olmadıkça nasihatlar önemsizdir. Ayrıca bu uzun bir aradan sonra ki bu naçizane yazımda 10. sınıftaki trigonometri yerine türlü yörelerden şarkıları öğreten matematik hocama teşekkürlerimi sunuyorum ne de olsa kazanamazsam pavyona çıkarım o da bir şeydir. Bu arada “spoiler” barney stinson’ın Kanadalı olmasını tek bölümde bitirmeleri hoşuma gitmedi fakat umuyorum ki ileri ki bölümlerde bunu daha da güzel harmanlayıp öyle sunacaklar Kendimi tanıttığım kısımda boşuna “garip” demedim, bkz: konuyu nasıl değiştirdiğim. İleriki zamanlarda bir daha görüşmek umuduyla chav.
Lütfen ! bütün fenerbahçeliler lig tv aboneliğinizi iptal ettirin. TFF’yi zor durumda bırakın.
formspring.me
Ask me anything http://formspring.me/MYumuk




2